Fransız Jandarması: “Ubuntu’ya geçerek milyonlarca Euro tasarruf ettik
Gönderen admin, Kategori TeknolojiFransız Jandarması, 2004′ten beri yürüttüğü BT teknoloji yenileme operasyonu 50 milyon Euro tasarruf etti. Kolluk kuvvetleri 2015′e kadar toplamda 90 bin iş istasyonunda Ubuntu kullanmayı hedefliyor
Fransa’nın ünlü jandarma teşkilatı Gendarmerie Nationale, masaüstü yazılım tercihleri ve BT altyapısını Microsoft Windows’tan Ubuntu Linux dağıtımına çevirerek 50 milyon dolar tutarında tasarruf yaptığını açıkladı.
Özgür ve ücretsiz yazılım geçişini 2004′te başlatan güvenlik güçleri, ilk büyük adımı 2005 yılında teşkilatın tamamında, Microsoft Office paketinden muadil olarak yaygın bir şekilde kullanılan OpenOffice.org’a geçerek attı.
Özgür yazılım kullanım tercihini Mozilla Firefox İnternet tarayıcısı ve Thunderbird e-posta istemcisi kullanarak devam ettiren teşkilat, 2006 yılında Windows Vista’nın pazara sunulmasıyla birlikte, tercihini daha önce kullandığı Windows altyapısının tamamını Ubuntu’ya çevirme yönünde kullandı. Continue Reading…
‘Annem mezarında ıslanır mı abi?”
Gönderen admin, Kategori Genelİki öksüzün hikâyesinin anlatıldığı Mommo-Kız Kardeşim ajitasyona kaçmayan, sapsarı kuraklığın içerisinde bir öksüz çiçeğin umudunun rengini taşımaya özen gösteren sade ama kesinlikle izlenmeli…

Çok değil yaklaşık 5 ay önce Sonbahar filmiydi; Karadeniz’in yalçın dalgaları gibi seyirciyi alıp götüren. Ve sonunda biz de toprağa girivermiştik ‘Yusuf’un ölümüyle.
Ve şimdi; Mommo-Kız Kardeşim ile İç Anadolu’nun kavrukluğunda yanıp Ayşe ile öksüz bir kayboluşun kahramanı oluverdik birden.
Öyle sunulmuştu ya bize; tüm acılar, aşklar ve bütün yokluklar Güneydoğu’da yaşanılır; meğerse yanlışmış anlatılanlar. Karadeniz’in de İç Anadolu’nun da ahşap kerpiç evleri varmış. Bir de teknelerinin içerisinde yoğurmaya bulamadıkları unları ve ellerini göğüslerine vurmaya dermanları olmadan yaşadıkları acıları. Biz anladık ki hem Sonbahar hem de Mommo-Kız Kardeşim’de yalnızca bağırmakla yakılmıyormuş ağıtlar. Ve sesi çok çıkanın acısı çıkmayanınkinde daha büyük değilmiş.
FİLMİN KONUSU
Filmde annelerinin vefatının ardından babalarının yeni karısı onları istemediği için dedeleri Hasan’ın yanında kalan dokuz yaşındaki Ali ile kız kardeşi Ayşe’nin öyküsü anlatılıyor. Yüreği öfke dolu olsa da, Ayşe onları yanında istemeyen babalarını özlese de, komşuları onları besleme vermek istese de yaşına rağmen olgun bir çocuk olan Ali, hem ağabey hem anne hem baba hem de bir bilge olmaya çalışır.
FİLMİN FRAGMANINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN
BERLİN’DE ÖDÜL ALDI
Atalay Taşdiken’in gerçek bir öyküden yola çıkarak çektiği ilk sinema filmi ‘Mommo’, Berlin Film Festivali’nin Genç Kuşak Yarışması K Plus Bölümü’nde en iyi film ödülünü aldı. ‘Mommo’, öksüz iki kardeşin dayanışma öyküsünü anlatıyor. Yönetmeninin “Sevgi ve korumaya dayanan gerçek kardeşliğin manifestosu” olarak nitelediği ve Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla Konya’nın Çavuş Köyü’nde çekilen ‘Mommo’nun başrollerini de Mete Dönmezer, Mehmet Usta ve Mustafa Uzunyılmaz’la birlikte Taşdiken’in bölgedeki okulları dolaşarak seçtiği yedi yaşındaki Elif ve dokuz yaşındaki Mehmet Bülbül paylaşıyor.
MÜZİKLER ERKAN OĞUR’UN
Taşdiken’in bizzat şahit olduğu gerçek bir öykünün anlatıldığı filmin müzikleri de, daha önce dünya müzik literatürüne perdesiz gitar ve E. Bow’u kazandıran Erkan Oğur imzasını taşıyor. Erkan Oğur’un uzun yıllardır üzerinde çalıştığı hem yayla hem de parmakla çalınabilen ‘çellogitar’ının sesi de ilk kez bu filmde duyuluyor. Taşdiken kesinlikle bir ‘acıların çocukları’ filmi çekmeye soyunmamış. Bu yüzden arabesk bir ağlaklıktan uzak yapım ortaya çıkmış. Belki de bu sade anlatım dili; acının, dejenere edilmesinden ziyade hayata dair olduğu tezini de güçlendiriyor. İçten içe yakan bir kor gibi seyirciyi ilk andan itibaren kasıp kavuran o ‘merhamet’ yangını Ayşe rolünü üstlenen Elif Bülbül’ün o muhteşem oyunculuğu ile ayyuka çıkıyor. Elif’i görünce dakikalarca ‘masumiyet’ bu kadar mı güzel yakışır bir çocuğa demeden edemiyor insan. Elif’in doğal yeteneği, gözlerindeki merhamet arzusunu verme yetisi filmin ana damarını oluşturmuş kesinlikle. Ayrıca Erkan Oğur’un muhteşem müzikleri ve özellikle filmin finalindeki ‘Ayşe’ türküsü ‘Yörük yangını’ gibi kulaklarımızdan gönüllerimize işlerken oturduğumuz seyirci koltuklarında vicdanın insanın neresinde saklandığı sorgulamasına tabi tuttuk kendimizi.
FİLMİN KÜNYESİ
Yönetmen: Atalay Taşdiken Oyuncular:Elif Bülbül, Mehmet Bülbül, Mete Dönmezer, Mustafa Uzunyılmaz, Mehmet Usta, Ali Bakır, Mehmet Çiğdem. Senaryo: Atalay Taşdiken Müzik: Erkan Oğur
TEK KUSUR
Taşdiken çok sağlam bir işe imza atmış, hem görüntü yönetmenliği hem kurgu hem hikâye seçimi; ancak repliklerdeki kesiklikler ve tek cümlelik geçişler çocuklar arasındaki akıcı diyaloğun önünü kesmiş. Bu da sinematografik anlamda filmin tek kusuru. Sonbahar’ın ardından uzun bir süre iyi kumaş bir ilk sinema film denemesinin ortaya çıkmayacağını sanıyorduk Atalay Taşdiken bizi yanılttı. Bir Aksekili olarak Beyşehir’in böyle bir yönetmene sahip olması Türkiye adına bizi gururlandırdı. Özellikle o bölgeye ait hep dinlediğimiz ve anlatılan birçok hikâyenin bir türlü beyazperdeye aktarılamıyor olması bizi üzüyordu. Taşdiken bu olumsuz sürekliliği filmiyle bozmuş oldu. İki öksüzün hikâyesinin anlatıldığı Mommo-Kız Kardeşim ajitasyona kaçmayan, sapsarı kuraklığın içerisinde bir öksüz çiçeğin umudunun rengini taşımaya özen gösteren sade ama kesinlikle izlenmeyi hak eden bir film.
(BUGÜN)
Ubuntu ile 300 Dolar cebinizde kalsın
Gönderen admin, Kategori Teknoloji300 dolarınız cebinizde kaslın istiyorsanız, Türkçe arabirime sahip olan son derece başarılı işletim sistemi Ubuntu’nun nasıl kurulacağını adım adım öğrenin.
Açık kaynak kodlu işletim sistemlerinden Ubuntu, Linux dünyasındaki en başarılı dağıtımlarından biri. Kurulumu ve kullanımı son derece basit olan Ubuntu‘nun son sürümü olan Ubuntu 9.04, Türkçe dil desteğinin yanı sıra en yeni donanımları da tanıyarak performanslı bir işletim sistemi sunuyor.
Ubuntu 9.04′ü indirmek için buraya tıklayın.
İhtiyacınız olan tüm temel yazılımları (Ofis paketi, fotoğraf düzenleme, ses ve video oynatıcıları, mesajlaşma ve internet araçları, vb) bünyesinde barındıran Ubuntu, 25 saniyeden daha az bir sürede açılarak size zaman kazandırıyor.
Adım Adım Anlatılıyor!
Aşağıdaki bağlantı üzerinden, adım adım Ubuntu 9.04 kurulumunu öğrenebilir ve arabiriminde gezintiye çıkarak size ne sunduğuna bakabilirsiniz.
Baykal’dan bir oy bir fındık hesabı
Gönderen admin, Kategori GenelGiresun Belediye Başkanı Kerim Aksu’yu ziyaret eden CHP lideri Deniz Baykal, CHP’ye verilen oyun fındık için ne anlama geleceğini şöyle açıkladı:
Başkanı Kerim Aksu’yu makamında ziyaret ederek, belediye başkanlığına seçilmesinden dolayı kutladı.
Ziyarette, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Sekreter Yardımcısı Algan Hacaloğlu ve partinin diğer yetkilileri ile milletvekilleri de bulundu.
Baykal, daha sonra Belediye Meclis Toplantı Salonu’nda, mahalli seçimde göreve gelen Tirebolu Belediye Başkanı Burhan Takır, Güce Belediye Başkanı Osman Karabatak ile belediye meclis üyeleri ve il genel meclisi üyeleriyle bir araya geldi.
Burada Belediye Başkanı Aksu, Deniz Baykal’a ahşap sepette fındık ve fındık figürlü plaket hediye etti. Continue Reading…
İşte kazıları başlatan ihbar e-mail’i
Gönderen admin, Kategori Eleştiriyoruzİşte kazıları başlatan ihbar e-mail’i
Poyrazköy’deki oldukça yüklü bir mühimmatın ele geçirildiği kazıları başlatan ihbar e-mail’inin detayları basına yansıdı. E-postada Ergenekon savcılarına suikast iddiası da var.

Savaş AKIN’ın haberi
VATAN Poyrazköy’de yapılan kazıları başlatan ihbar e-mail’inin detaylarına ulaştı. Emniyete gönderilen mail’de cephanelerin tutuklu Albay Levent Göktaş’ın emriyle gömüldüğü öne sürülüyor. Göktaş’ın ekibi olduğu söylenen subayların emir beklediği, eğer albay tahliye edilmezse Ergenekon savcılarına suikast yapacakları iddia ediliyor.İstanbul Beykoz’a bağlı Poyrazköy’de İSTEK Vakfı’na ait arazide yapılan aramalarda bugüne kadarki en büyük cephanelik ele geçirildi. Cephaneliği ortaya çıkaran ise polise gönderilen bir ihbar e-mail’i oldu.
VATAN gazetesi, bu e-posta mailinin detaylarına ulaştı. Polise gelen bu ihbar mailine göre bu mühimmatlar bomba konusunda uzman subaylar tarafından birliklerinden çıkarıldı. İSTEK Vakfı Başkanı Bedrettin Dalan’ın bilgisi dahilinde de buraya gömüldü. E-mail’deki bilgilere göre bu mühimmatları kullanacak ekip 12 Ocak 2009 tarihinde düzenlenen 10’uncu dalga operasyonunda tutuklanan emekli Albay Levent Göktaş’ın timiydi. İhbara göre, eylem için Göktaş’tan talimat bekleniyordu ve hedefte Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet savcıları vardı.
’Levent Göktaş’ın ekibi’
16 Nisan 2009 tarihinde polise gelen ihbar e-mail’i şöyle: “Size Levent Göktaş hakkında bilgi vereceğim. Bu adamın bir ekibi var. Bu ekip eylem yapmak için ondan talimat bekliyor. Bu ekibin başı ise Levent Bektaş’tır. Diğer elemanları ise Emre Onan, Mustafa Türkan, Ercan Kireçtepe ve Eren Günay’dır. Bu kişiler bomba konusunda eğitimli subaylardır.”
’Dalan’ın da bilgisi var’
“Daha önce çalıştıkları birimlerde elde ettikleri patlayıcıları Bedrettin Dalan’ın Poyrazköy’deki arazisine gömdüler. Daha önce gömü çalışmalarında fark edildiler. Ancak kaçmayı başardılar. Fakat elde ettikleri cephaneyi araziye gömdüler. Bu durumdan Dalan’ın da haberi var. Şimdi bu mühimmat ile Ergenekon adına eylem yapacaklar. Levent Göktaş’ın tahliyesini bekliyorlar. Tahliye edilmezse eylem için harekete geçecekler. Hedeflerinde ise Ergenekon savcıları bulunuyor.” Mektubun geri kalan kısmında ise cephaneliğin gömülü olduğu yerler en ince ayrıntısına kadar tarif ediliyor.
Polis ihbarcıyı arıyor
Polise gelen bu ihbarın aynı kişi tarafından yapılan ikinci ihbar olduğu öğrenildi. Daha önceki ihbarın ise tutuklu şüphelilerden emekli Albay Levent Göktaş hakkında geniş bilgiler içerdiği belirtildi. Ergenekon şüphelileri hakkında bu kadar bilgi sahibi olduğu anlaşılan ihbarcıyı arayan polis, e-postanın bir internet kafeden gönderildiğini tespit etti. Polis ihbarın yapıldığı internet kafeye gelen giden kişileri mercek altına aldı ancak henüz bir bulguya ulaşılamadı.
Mühimmat bulundu
Bu ihbar mektubu üzerine İstanbul Terörle Mücadele Şubesi ekipleri harekete geçti. İhbarda sözü edilen arazide arama ve kazı çalışması için düğmeye basıldı. Salı günü yapılan çalışmalarda 10 adet lav silahı, 5 adet roketatar, 40’a yakın el bombası ve C-4 patlayıcı ele geçirildi. Mühimmatın ele geçirilmesinin ardından Çarşamba günü de emekli binbaşı Levent Bektaş, Deniz Yarbay Ercan Kireçtepe ve Deniz Binbaşı Emre Onat gözaltına alındı.
Muvazzaf subaylar Merkez Komutanlığı’nda; emekli binbaşı Levent Bektaş ise İstanbul Terörle Mücadele Şubesi’nde sorgulandı. İşlemleri cuma günü tamamlanan Bektaş, Kireçtepe ve Onat, Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi.
Subaylar tutuklandı
Savcılıkça sorgulanan emekli binbaşı Levent Bektaş, Deniz Yarbay Ercan Kireçtepe ve Deniz Binbaşı Emre Onat, tutuklanmaları istemiyle sevk edildikleri İstanbul Nöbetçi 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “terör örgütüne üye olmak”, “ateşli silahlar kanununa muhalefet” ve “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi” suçlarından tutuklandı. Levent Bektaş, Metris Cezaevi’ne, Ercan Kireçtepe ve Emre Onat ise Hasdal Cezaevi’ne gönderildi.
Günay’ın işlemi sürüyor
İhbar mektubunda ismi geçen ve yurt dışı görevde olan binbaşı Eren Günay önceki gün İstanbul Merkez Komutanlığı’na teslim olmuştu. Günay’ın buradaki işlemleri sürüyor. İsmi geçen son kişi olan yarbay Mustafa Türkan Ecevit’in de yurt dışındaki tatbikat görevinden dönmesi bekleniyor.
Kazılar salıya kadar sürecek
İSTEK Vakfı’na ait Beykoz Poyrazköy’deki arazide salı gününden bu yana yürütülen kazı çalışmaları dün de devam etti. İstanbul Jandarma ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şubesi’ne bağlı ekipler, metal dedektörler, kazma, kürek ve iş makineleriyle alışma yaptı. Yetkililer kazı çalışmalarının Salı gününe kadar süreceğini açıkladı.
GÖKTAŞ 6 NİSAN’DA EK İFADE VERMİŞTİ
E-mail’de önceki gün tutuklanan subayların Ergenekon soruşturmasının 7 Ocak’taki 10’uncu dalgasında gözaltına alınıp, 12 Ocak 2009’da “terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklanan Emekli albay Levent Göktaş’ın ekibi olduğu iddia ediliyor. Göktaş, 6 Nisan’da sürpriz bir şekilde ’Ergenekon’ savcılarına yaklaşık 4 saat ek ifade vermişti.
Vatan
Ölümle Yaşam arasında Sev Beni
Gönderen admin, Kategori şiirKurumayan sevda mürekkebimin utangaç sözcükleriyle sesleniyorum sana.
Yokluğunun huzurunda, beklemenin güzelliği kuşattı gecemi… Derin bir nefes çektim yosun kokulu özleminden… Ay sustu, ıssızdı sahil yine… Ve hep toprak kokardı yağmur sonrası… Akşam sefaları boynunu büktüğünde deli bir rüzgara sarıldım. Dudaklarıma bir fısıltı dolandı. “Özlem biriktirilmemeli” dedim içimden. Yağmur dillendi gözlerimde… Ağladıkça yalnızlaşıyorum…
Biraz kırgınım, biraz da yorgun…
“Bu yollar hep uzaklara mı gider” dedim rüzgara…
“Herkesin uzağı mı vardır yani.”
“Peki sevdaya giden bu yolların kılavuzu yalnızlık mıdır her daim.”
Sustu rüzgar… Sustum… Oturup kaldım yaslı duvar diplerinde. Yoktu düşlerimden başka gerçeğim.
Timurtaş Uçar Hocamızın Sohbetleri Mp3
Gönderen admin, Kategori islamİnternet Girişimcilerine 10 Uyarı
Gönderen admin, Kategori TeknolojieTohum, 2001 krizinden sonra kurulan ve başarıya ulaşan internet şirketlerini inceleyerek girişimcilerin sahip olması gereken 10 özelliği belirledi.
Yeni ekonomiyle ilgili bilgi ve iş fikri sahibi olan girişimcilerle, bu konuda yatırım yapabilecek şirket ve profesyonelleri buluşturan etohum, sanal dünyada fark yaratmak isteyen girişimcilerin sahip olmaları gereken 10 özelliği belirledi.

eTohum’un desteklediği 15 proje İTÜ’de düzenlenen bir etkinlikle açıklanmıştı.
Ortak seçiminden kullanıcıları aşık etmeye, kaynakları verimli kullanmadan müşterileri dinlemeye girişimcilerde bulunması gereken 10 özellik şöyle sıralanıyor;
Ortaklarınızı İyi Seçin
Şirketlerin en önemli sermayesinin insan kaynağı olduğu fikrinden hareketle, girişimcilerin güvenilir ve uyumlu çalışabilecekleri kişileri seçmeleri gerekiyor. En iyi arkadaşların en iyi iş ortakları olmayabileceğini belirten uzmanlar, A Takımı’nın uzun süre beraber çalışılabileceğine inanılan kişilerden kurulmasını öneriyor. Bu kapsamda ayrıca, kendine güvenen ve işi tek başına yürütebileceğine inanan girişimcilerin ortaklık kurmaksızın profesyonel yöneticiler ile birlikte çalışmasının daha doğru olacağına da değiniliyor.
Çok Gezen mi Çok Oturan mı Tehlikede?
Gönderen admin, Kategori TeknolojiYapılan bir araştırmaya göre internet üzerindeki riskleri alma konusunda dizüstü sahipleri, masaüstü kullanıcılarına göre daha fazla tehlikede.
Trend Micro tarafından yaptırılan bir araştırma, dizüstü bilgisayar kullanıcılarının masaüstü bilgisayar kullanıcılarına göre riskli online davranışta bulunmaya daha eğilimli olduklarını kanıtladı. Ankete katılanlar arasında, dizüstü bilgisayarla çalışanlar, masaüstü bilgisayarla çalışanlara kıyasla iki kat daha fazla video ve müzik indirme eğilimi gösterdiler. Sonuçlar, dizüstü bilgisayarla çalışanların sosyal faaliyetler için interneti daha sık kullandıklarını da ortaya çıkardı.

Sürekli mobil gezen bilgisayar sahipleri, riskleri daha az önemsiyor.
Bu faaliyetlere, sosyal ilişki ağı sitelerini ziyaret etmek ya da medya içeriğini izlemek ve dinlemek dahil. Yanıtlar, dizüstü bilgisayar kullanıcılarının iletişim kurmak için VoIP ve anında mesajlaşmayı kullanma konusunda iki kattan daha fazla eğilimli olduklarını da doğruladı. Bu da onları yeni nesil internet güvenliği tehditlerine açık bırakıyor.
i Love death finishimmmmmm
Gönderen admin, Kategori Komik VideolarBu animasyoncu abiler aşağıda gördüğünüz animasyon video ile hayatın kısa bir özetini çıkarmışlar kendilerince. Aslında benzemiş de, müzik ayrıca hoş, belki bu bir müzik gubuduru, bilemiyorum, sadece beğendim.
Kendi sitelerinin adresi www.lodger.tv.
Bundan başka 2 animasyon video daha var sitelerinde izlenesi.



